7 Temmuz 2009 Salı

Teyzeler ya da Korktuğum İnsana Bir Ağıt


Fotoğraftaki insan Gökçen Koray, Google'da daha yüksek çözünürlüklü fotoğrafı olmadığı için, küçük ölçekli ticarethanelerin tabelalarındaki bozulmuş görüntüyle basılmış dijital baskı fotoğrafla önünüze çıktığım için çok üzgünüm.

Kendisi, TRT İstanbul gençlik korosunu çalıştıran güzel bir insan, ama başka bir meseleden bahsedeceğim size. Sadece aklıma o tipte ilk gelen insan olduğu için onun fotoğrafını koymak zorunda kaldım.

Menopoz döneminden çıktıktan sonra saçlarını çok kısa kestiren teyzelerden o kadar çok korkuyorum ki, sırf onlarla bir daha karşılaşmamak için tercihen Çankırı civarlarında bir tekkede inzivaya çekilip 36 yıl boyunca çile doldurmaya razıyım. Şimdiye kadar gördüğüm bütün bahsettiğim bu teyzeler çok sinirli ve çok telaşlıydı. Her zaman bir şeyleri, eksik yapmışım gibi hissediyorum bu teyzelerle konuşurken. Onun için Chatêu'mda bulunan bir doktora bu konuyu danışmak istedim. Öğrendiklerim beni nasıl şok etti anlatamam insanlar. Modern tıbbın "Menopoz Sonrası Übererkekleşme Sendromu" olarak tanımladığı bu hastalığa teyzeleşmeye başlayan insanların yaklaşık %6'sı yakalanıp ömürlerinin sonuna kadar(Eğer 70lerin sonlarında çok acılı bir süreç geçirip pamuk teyzeye dönüşmezlerse)yaşamak zorunda kalıyorlar.

Vücudun, bu hastalıkta oluşturduğu tepkilere geçmek istiyorum. Öncelikle, östrojen seviyesindeki düşmeyle beraber kemik erimesi olayını bir çoğunuz biliyordur, işte bu sırada endokrin sistemin dengesizleşmesi sonucu testosteron miktarında dramatik bir artış söz konusu oluyor. Bu da, artık işlevini yitirmeye başlayan ovariumların testosteronun da etkisiyle biraz aşağı kayıp testis görevini yapmaya başlamasına sebep oluyor. Yani burada ağzımı bozmak istemiyorum ama, bu teyzeler sözde değil özde de resmen taşaklı olmuş insanlar. Bu yüzden aşırı sert tepkiler vermeleri normal.

İnanıyorum ki, bu insanların hepsini bir yere toplasak ve Kızgın Kısa Saçlı Teyzeler Ülkesi'ni kursak onlara, ya da durun ne kurması! Ortama bırakmamızın 5.dakikasında uygarlıklarını kurmuş olacaklar, birinci günün sonunda da bütün süper güçlere kafa tutabilecek bir ülke haline geleceklerdir. Yeryüzündeki organize olabilme kabiliyeti en üst seviyede olan insanlar. Hatta Apple'ın Steve Jobs'ı bir milyonuncu kez işten çıkarıp onun yerine bir tane Kızgın Teyze'yi işe almasını talep edeceğim, inanıyorum ki her evde, Teyze'nin kızması korkusundan en az 4 tane Apple cihazı bulunacaktır. Eğer mantıklı bir strateji izleyip(ki izlememeleri mümkün değil öyle bir iktidar, öyle bir meşruiyet altında)reklamlara da Teyze'yi koyarlarsa satışları da çok büyük ölçüde artacaktır.(Teyze'yi korkudan ve hürmetten ötürü büyük yazmak zorundayım artık.)

Burada size açık açık soruyorum, bu Teyze'lerin kaç tanesini gülerken gördünüz? Ama sırıtma değil(zira o sırıtma da ardından gelecek isyan dalgasına delalettir.) İran'da Humeyni, İslam Devrimi sırasında ve sonrasında iktidardayken gülümseyen bütün fotoğraflarını kaldırtmıştı, insanların korkmaları ve boyun eğmeleri için. İşte bu Teyzeler, yeryüzünün her tarafına dağılmış, kendi Dünya İmparatorluklarını kurmak isteyen insanlardır. Yani aslında küreselleşen dünyanın oluşumunun arka planında da bu Teyzeler yatıyor, ey insanlar uyanın artık!

Bu hastalığı kapmış insanların, çok azı pamuk teyzeye dönüşüyor. Bu yüzden menopoza girmiş insanların, bu hastalığa yakalanmaması için alınabilecek birkaç tane önlem var. Bunlardan ilki, tam bu dönemde yazlık sitelere yollamamak, yollansa bile kesinlikle okey oynamasına izin vermemek. Eğer suje sigara içiyorsa, mümkün mertebede bıraktırmaya çalışmak. Çünkü, geceleri okey ve sigarayla birleşen görüntü akıllarında adeta bir kıraathane ortamı oluşturuyor, bu da hastalığın belirtilerinin başlamasına sebep oluyor. Çünkü suje "Yıllarca ben niye kahveye gitmedim?" gibisinden bilinçakışlarına başlıyor. Mesela, bazı geceler bu Teyze'lerin yazlıklarda ayaktan işedikleri de görülmüştür. Tekrar söylüyorum, lütfen bu insanların Şirret Teyze'ye dönüşmesini engelleyelim.

Saygılar

P.S: Yazım hatası var mı diye Word'e yazıyı kopyaladığımda, "bilinçakışlarına" kelimesini iki türlü düzeltmeyi önerdi Word. Birisi bilinç akışlarına, ki gayet güzel, fakat "bilin çakışlarına" şeklinde düzeltmeye çalışmasını algılayamıyorum şu an. Bilin Çakışları, ikinci sınıf bir erotik film gibi durmakta. Lanet olsun sana Word!

7 yorum:

cumhuriyetkitaplari dedi ki...

Şahin K. nın veliahdı olma yolunda emin adımlarla ilerleyen adam; Bil.

Ve tabii ki O'nun çakışları.

Çak bi beşlik Bil?!

cumhuriyet kitaplari dedi ki...

Ne dediler:

"Sayın Saint-Michel-de-Montaigne'in acilen, yazının son paragrafına tesadüfi sebeplerden monte ettiğini varsaymayı tercih ettiğimiz ve hali hazırda gülmemek için ellerinden her hangi bir şey gelmeyen, zavallı insanların, sonunda dayanamayıp patır patır osurarak rezil olmalarına neden olan, o vurucu hamleyi yapan kısımları kaldırmalarını talep ediyoruz."---Evan Williams ve Taifesi

"Yok olm niye kaldırsın lan asıl oralar komik, biz sadece orayı okuyoz, çok okuyunca gözümüz yoruluyo, canımız sıkılıyo. Yok yok kaldırmasın. Kaldırma Monti! Bizden sana sonsuz kredi;)"---Sergey Brin ve Larry Page

"Olm siz kimsiniz lan?! Çıkın aradan! Aloo!?"---cumhuriyet kitaplari

Adsız dedi ki...

Bilinç Aşklarına!!!
Hep bu kadar erkek mi olmak zorundasınız? Menopoza girilen kadınlarla dalga geçilmesi fazla LeventKırcavari demode bir geyik değil mi hala?

monteyn dedi ki...

Zorundasınız derken? "Siz bütün erkekler aynısınız" daki "ah siz erkekler bu kadar erkek olmak zorunda mısınız?" gibi abuk bir soru mu yönelttin, yoksa ikinci çoğul şahıs şeklinde sadece bana saygıyla sokulmuş bir laf mı anlayadım.

Bunun yanında, menopoza girmiş kişilerden değil, menopoz sonucu sapıtıp o hale gelenlerden bahsediyorum. Ki o teyzelerin çoğu menopozdan önce de bu duruma dönüşecekleri belli olan insanlar. Menopoz sürecinde bir komiklik bulmak için yazmadığımı da anlamış olman gerekiyordu. Öyle olsa menopozda hapçı olan insanlardan bahsederdim ki, bu işte senin leventkırcavari diye nitelediğin espriler oluyor.

Bunun yanında Leventkırcavari de çok traş olmuş bence, tabii burada bol miktarda ad hominemle de doldurmuş oldum ortalığı, ama valla olmamış o tespitin. Levent Kırca "Eeee başımızdakiler böyle oldukça, biz hep menopoza girmeye mahkumuz." gibisinden bir şey söylerdi. Ha orada demodeliği ya da "slapstick şakası gibi bayağısın"ı vurgulamak istiyorsan tabii ona bir şey demiyorum.

monteyn dedi ki...

Ha ayrıca "Bilinç Aşklarına!!" da çok kötü, hep bu kadar laf koyayım derken ironi yapmaya çalışıp batırmak zorunda mısınız? Çok fazla kelime oyunlu baba esprisi olmuş.

Adsız dedi ki...

bravo!! "okur"unla kahramanca çarpışmışsın:)) ama keşke agresif yapmasaydın.

herşeyden önce blogunu okumaya değer bulmuş, vakit ayırıp yazılarını takip etmiş birine fazla alıngan biraz da acımasız yaklaşmamış mısın? cevap peşinde değilim, sadece bi sor kendine.

seni baltalamak niyetinde değildim, kelime oyunu yarıştırmak niyetinde hiç değildim. aslında sen de yarıştırmasaydın.

meselenin özü ise şu: levent kırca tarzı; yaratıcılıktan uzak, klişe esprileri ve kötü taklitleri tekrarlayan dandik bir mizahtır. dolayısıyla menopoza girmiş kadınlarla ilgili mizahi bir bakışın olsa da yoldan çevireceğin her adamla aşağı yukarı bu konu üstünde hemfikir olabilirsin, gayet sıradan ve üstüne düşünülmemiş bir yazı olmuş demek istemiştim. hem menopoza girmiş kadınların neresi komik allaşkına :) ha bak ama sarışınlar ve aptallık ilişkisi bu konuyla yarışabilir, onu da yazabilirsin.

neyse bir eksik bir fazla. ben okusam nolur okumasam nolur, di mi

monteyn dedi ki...

Olayın menopoz dönemiyle falan alakası olmadığını, aslında tamamen sinirli teyzeler çevresinde döndüğünü tekrar ediyim, dün yazdığım iyi anlatamamış çünkü.
Saldırgan bir üslupla yazdığın için, ve yazdıklarımın arkasında olmamın doğru olduğuna inandığım için aynı üslupta cevap verdim.

Sarışın ve aptallık önerisi için sağol, ama sinirli teyze konusunun demode olmadığına inanıyorum, öyleyse bile bu konuyu demode şekilde anlatmadım. Zira levent kırca esprisinin ayarında bir tanesini yukarı yazmıştım zaten. O tip bir şey de yazmam zaten.

Eğer leventkırcavari diyorsan, okumayabilirsin.

Yorum Gönder

 
Copyright © 2010 MONTEYN