12 Ocak 2010 Salı

Kitabı Mahvedenler v2.0

İnsanoğlunun mallığı tükenmek bilmiyor. Kütüphaneler ilim irfan dağıtması gereken yerlerken, insanların işe yaramazlığını kanıtlayan beton yığınları haline geliyor. Evet, beton yığınları diyorum, çünkü ünite dergilerini alıp, arka kapağındaki doğada büyüyen çocukla, beton binada büyüyen çocuk arasındaki karşılaştırmaya mal mal bakıp halime üzülüyordum bir zamanlar. Ayrıca beton yığınları dediğimiz olay, sosyal mesaj vermek için kullanılan on numaralı kelime topluluklarından biri.

David Hume'un isminin hemen altında karpuz veya soğuk içecekler, salatalık, ve mastar halinde bulunan "yemek arasında su içmek" gibi yazıları görünce afalladım. Kütüphanelere, tebdil-i kıyafet gezip kitapların sağlığını gözleyen, hata yapan olursa, kişinin kulağına çok sert fiske atan adamlar yerleştirme kararı aldım. Öteki tarafta o sayfalar da sizin üstünüze öyle yazı yazacak ulan!!

Bu tip şeyler yapan insanlara, toplu halde öğrencilere şiir okutmazsa ölecek hastalığına yakalanmış Türkçe Öğretmeni şiiri yolluyorum:

"Beni seviyorsanız eğer, anlıyorsanız
Laboratuarlarda sabahlayın kahvelerde değil
Bilim ağartsın saçlarınızı, kitaplar
Ancak böyle aydınlanır o sonsuz karanlıklar
Mustafa Kemal'i anlamak ağlamak değil
Mustafa Kemal ülküsü sadece söz değil!"

0 yorum:

Yorum Gönder

 
Copyright © 2010 MONTEYN