26 Haziran 2009 Cuma

Michael Jackson 1958-??? ya da 1958-... veya 1958- ∞



"Biz onu bir Regaip Kandili gecesinde alınca mı şaşırdınız?" (Bâd Sûresi, 26.Ayet)

Ey okurlar, bugün Chatêu de Michel Monteyn'den aşağı kara kumaş parçaları bağladım. Kutsal Kitap ne kadar bunun haberini vermiş olsa da, bu kadar erken gelmesini beklemiyorduk. Bütün işçilere izin verdim, Valide Hanım'la beraber helvasını yaptık. Baştan Valide Hanım ciddiye almadı, ama yarım yamalak hatırladığım Ayet-el Kürsî'yi ve 3 kullûvalla 1 elham kombosunu çekince o da durumun vehametini kavradı. O kadar mutsuzdum ki, banyo yapıp saç kurutma makinasıyla saçlarımı kabartıp merhumun Jackson 5 dönemindeki kabarıklığına vardırdım, ve de gördüğünüz gibi wayfarer gözlüklerimi takarak kendimi odaya kilitleyip kendimi thriller albümünü baştan sona dinlemeye verdim.

Biz onu sözlükten, "Thriller albümüyle patlama yaratan Michael Jackson Şarkıcısı" olarak tanımış çok sevmiştik, umarım bulunduğu yerde mutludur diyerek şu blog tarihinin en kalitesiz bitirişini yapacağımı sanıyorsanız büyük yanlışlardasınız.

En azından kendisinin bir çocuk doktoru olduğunu bilmemize rağmen tekrarlayarak onun badem gözlü bir şekilde gitmesinden ziyade, düşmüş burunlu olarak hatırlanmasını istiyorum.( Çocuk Doktorunun, Diyarbakır yöresinde Sübyancılara verilen isim olduğunu duyduğumda gülmekten altıma işemiştim. Ayrıca sübyancı ve çocuk doktoru kelimelerini neden büyük harfle yazdığımı anlayamıyorum, ama o sırada ülker çikolatalı gofret demeye kalkışsam bile muhtemelen büyük harfle yazacaktım. Adam o kadar yüce ki sübyancı olmasını herhalde salaklık yapıp özel isim zannetim.)

Sadece senin için bir şiir yazdım Michael, o umarsız, o ürkek, o kırılgan, o sincap bakışlarına.

Michael Michael deyu nicesine sarıldım,
Ama çocukken değil,
Beyhude dolandım boşa yoruldum,
Benim sadık Bad'im karadan beyaza dramatik bir dönüm yaşamış olan Michael'dır.


P.S: Yıllardır şu başlıktaki üçlüden birisini yapmayı planlıyordum, hatta tam tarih vereyim, ilkokul ikiden beri sonsuzluk işaretini koymayı bekliyordum ölen birine, kısmet Michael'aymış. Ayrıca adaşım olduğu için de ayrı bir saygı duyuyorum. Bu arada bu sonsuzluk muhabbetini ilkokul 2'de saatlerce düşünerek, yeryüzündeki en harika benzetme olduğu kanaatına varmıştım.

P.S2: Ayrıca Amerikalılar'daki kovalaklığı anlamak mümkün değil. Adam öldüğü gibi iTunes'da Thriller bir numaraya yükselmiş, ya bu insanlar ne kullanıyolar anlayamıyorum ben. Bakın öldüğü gün değil, öldüğü andan 5 dakika sonra falan. Aynı şey bu sene Noel döneminde American Idol gazıyla Hallelujah için olmuştu. Sanırım ilk üçü Hallelujah kaplıyordu, ayrıca Jeff Buckley cover'ının iTunes'da bir numaraya yükselmesi için gruplar oluşturdu bu insanlar. Yemin ederim, "Alev" filminde babasının, Müjde Ar'ı kemerle dövdüğü gibi dövmek istiyorum bu güruhu.

2 yorum:

Adsız dedi ki...

Memleketimizin güzide müzik kanallarından birinde o gece boyunca Jackson'la ilgili sms'le yollanmış altyazılar geçti, hatta "o mükemmel bir divaydı" bile dendi, koptum. Çok çocuk doktoru hikayesine aşinadır kulağım ama en enternasyonali de benim için MJ davası oldu.

Tabi sorulursa bu piyasada en yüce adam kimdir diye, asla Kazancı Bedih'i Jackson'a değişmem...

Arry dedi ki...

Kazancı Bedih'in Mahsun'la çektiği "Nemrut'un kızı" klibi üzerine klip tanımıyorum, diva diyenlere de ninja kaplumbağaların nan-chuku(evet doğru yazdım)suyla dalarım. MJ için çocuk doktorluğu konusunda bişey demiyorum, south park, benim laflarımdan daha ağır laflar söyledi.

Yorum Gönder

 
Copyright © 2010 MONTEYN