Biliyorsunuz endogami var Yezidiler'de öyle Nemrut'un Kızının seni yandırması, efendime söyleyeyim Suzan Süuzi(Suzy, Sue) falan gibi bir durum yok. Bir kısım dezenformasyona yol açmak istemem bu sebeple dediklerimin büyük bir kısmını ciddiye almayabilirsiniz.Öncelikle bir hikâyeyle başlayıp konuyu çok şaşırtmacalı yerlere bağlayacağım, meğerse Paul Newman ve Robert Redford bütün kumpası baştan planlamışlar yaaa diyeceksiniz.(Artık Dövüş Kulübü ve Altıncı His göndermeleri yapmak istemiyorum. Başka filmlerden örnek vereceğim)
Pandora'nın kutusu açıldı bütün kötülükler ortaya saçıldı falan, aslı çömlektir ya neyse. O dönemde kutuyu nereden bulacaksın amına koyayım 16 liraya not defteri 20 liraya sikik karton kutu satan büyük kitabevleri yok zaten biliyorsunuz o dönemde. Hayır söyleyin varsa biz de gülelim. Pandora Dünya'daki ilk kadın, çeşitli taklalar vesilesiyle Prometyus'un kardeşine yamamışlar. Yok işte hamile bıraktın, abim görürse kemiklerimi kırar falan filan.Kürtaj yasak zaten o dönemde, Yılanların Öcü filmindeki gibi sırtına taş bağlayıp merdivenden atlayıp bebeği düşürüyorlar. Neyse Pandora Abla kutuyu açıyor, ve her türlü pislik, adilik, karmanyolacılık, tantanacılık, tırnakçılık ve dahi bilumum yan kesicilik, torbacılık ortalığa saçılır. Yalnız kutunun dibinde umudun ruhu "elpis" kalır. Pandora da yumurta kapıya dayanınca neyse bari kapayayım da bu kalsın içeride der.
Peki bunu neden anlattım? Çünkü madem Pandoranın Kutusunda kötülükler ortalığa saçılıyor o zaman umut kötü bir şey mi ki o da kutunun içerisinde onlarla beraber bulunuyor? Bu soruyu, hikayeyi annemden 7 yaşındayken öğrendiğimden beri kendi kendime soruyorum. Tıpkı mest üzerinden abdest almayı anlayamayışım gibi bu konuya da bir açıklık getiremiyorum. hayır mest deri olacak ama mesela sahte deri de olabilir mi? Ya da mes varken arada çorap olsa bile abdest alınabiliyor ama çorapla abdest alınamıyor. Ne biçim insansınız siz hiç anlamıyorum ki. İşte, madem kutuya umudu hapsediyorsun, neden bunun içinde tutacağına umudu da salıvermiyorsun ki kötülükle baş etsin, insanlar için gizli saklı bir şey olmasın. Hikâye aslında tırt diyebiliriz, tıpkı Minerva'nın Baykuşu kullanımının süper bir kullanım olarak durması ama aslında arka planını araştırınca pek bir numarası olmadığını Hegel sağ olsun biraz ün yaptığını öğrenmemiz gibi bir şey. Umut ve uyanışla ilgili hep boktan hikâyeler anlatılagelmiş geçmişten günümüze. En güzeli Amerikan Rüyası arkadaşım, kafan rahat.

Kara Kitap'ta şöyle anlatılır. Adem ve Havva çocuk yaratabilme hikmetinin kime ait olacağı üzerinde bir anlaşmazlıktadırlar. İkisi de döllerini ayrı kavanozlara koyup beklemeye başlarlar. Havva'nın kavanozundan böcekler, ve çocuk komedilerinde üzerlerine düşen kurbağa, yılan, sıçan, sevan nişanyan boku falan çıkar. Adem'in kavanozundan ise nur yüzlü bir oğlan doğar. Bu doğan oğlan büyüyüp bir huriyle evlenir. İşte Yezîdiler bu soydandır. İnsanlığın geri kalanı ise Adem ve Havva'nın birlikte yaptığı çocuklardan doğmuşlardır. Tabiî bu anlatının devamında mesela Nuh Tufanı rol oynuyor mu bilemiyoruz o konuda bir şey diyemeyeceğim. Fakat böyle bir soydan gelince tabiî insan bir moda girer yani normaldir.
İşte efendim, ben bu anlatıyı, Pandora'nın da ilk kadın olmasına istinaden onun mitine de benzettiğim için size de bunu anlatmak istedim. Şimdi de Chet Baker'la kapanışı yapalım.